05 Eylül, 2009

Saat ne zamandır ‘çok da geç’ olmuyor.
Gelecekten korkan sadece o değilmiş görünüşe bakılırsa.
Belirli bir üslubu olsun istemiyor.
Belirli şeyleri istemiyor esasen.
İnsanların kendisini çözdüğünü sanıp da
Kelimeleriyle dalga geçmelerini de
İstemiyor mesela.
Aslında hiçbir zaman çok konuşmamasına rağmen
Annesinin bu gece konuşmadığı için kendisine tavır yapmasını anlayamıyor.

Oysa annesi kek getirdiğinde bile
Saatlerce mutluluktan zıplıyordu.
Eskiden.
Öncesinde yani.


Neyin?
Anlatabilir miyim, bilmiyorum ki..


İlk kez O’nun hakkında bir şey yazmadığını fark edip
Bunu dize haline getirdiğinde
Yine her şeyi yüzüne gözüne bulaştırıyor.

Kahretsin!
Hani ondan bahsetmeyecektik?
Bu yazı da yer almamasına karar vermiştik.
Ardından saatin geç olmamasını konuştuk
Hatırlamıyor musun?


Bu yazdıklarını çoktan silerdi ama..
Hayatındaki insanları da öyle hatta.
Çoğu hala,
Kavga etmek için bile fazlasıyla bıkkın olduğu için
Hayatındalar.

Fazlasıyla sevdiğim biri olsa mesela,
Onun yanındaki susmalarım ve
Diğerlerinin yanındaki susmalarım
Tamamen farklı olurdu..


..When the bottle gets empty
Then life ain't worth the drown.

Biraz düşünmeyi bırakır mısın lütfen?
Burada bir şeyleri ifade etmeye çalışıyorum da..

Cümleyi nerede keseceğimi bilemedim ben hiç.
Başladığım şeyleri de bitiremedim zaten.

Sonra dedi ki:

“..belki de o saatte sadece ikimizin ayakta olmasıydı
bizi yakınlaştıran/ başka bir şey değil.
Merak ediyorum da,
Ben uyuyor olsaydım mesela
Yan balkondaki kızla mı buluşurdu
Sıfatsız bakışların?”


Sen hep böyleydin işte.
Aptal bir cümle için tavan arasındaki sandıkta, tozlu defterleri karıştırırsın.
Ama sinirlendiğinde
Bağıramayacak kadar
Bıkkınsın.

Aynı şarkıyı ardı ardına dinlemek gibi alışkanlıkları vardı eskiden.
Bunu kaybetmesi,
gördüğü rüyalarını hatırlayamamasıyla aynı döneme denk gelir.
Ama bunun konumuzla bir alakası yok.

+Neden silmiyorsun?
-Bunu okuyan kişinin de kafası karışıksa eğer,
Beni bulmasını istiyorum.
5,5 saat susabilmek istiyorum onunla.


Tanrı aşkına yazıya başladığım özne ile bitirdiğim özne bile farklıyken..


Nemli çimlere yatıp gökyüzünün rengini tartışmak vardı şuan seninle.
Ama sen
Sadece güzel değilsin.
Uzaksın da.

3 yorum:

Angelica dedi ki...

Bence seneye bir şekilde yetenek sınavıyla dramatürji bölümünü denemelisin. *-*

Hulohop çeviren zombi dedi ki...

öyle mi dersin..
bunun bir yetenek olduğundan çok da emin değilim.
kafa karışıklığı bu.
teşekkür ederim yine de:)

Angelica dedi ki...

Bence denemelisin.
Yetenek olmalı. Ne kaybedersin ki ? :) Hem, bu kadar anlamlı bir kafa karışıklığı görmedim ben :))